Ari Magazin
ARI MAGAYİN
2010-07-27 * Sayı 82
Ana sayfa
Politika
Eğitim & Meslek
Ş İ İ R L E R,   M İ Z A H

Dernekler
Kültür, Sanat
Augsburg
Münih Yabancılar    Meclisi
Basından Seçmeler

Spor
Müzik
Röportajlar
Duyurular
Dergah
Turizm
Hayatın içinden
Istanbul/Ankara

Gastronomi
Ne, Nerede ?
Finans, Emlak
Sağlık, Güzellik
Şiirler, Mizah
Burçlar
Okur yazıları

Bulmaca
E - Post
Künye
İrtibat
Reklam bölümü
Web Design
Linkler
login
Almanca

Köşe Yazarları

YazarlarProf. Dr. Faruk ŞEN
YazarlarCumali NAZ
YazarlarNihat ZUHURİ
YazarlarChristian UDE
YazarlarKonuk yazarlar


Dr. Arif Ali Albayrak

YASEMİN KOKUSUNU ANLAT DİYORSUN

Sanki yıllardır hasretiz,
sanki yıllardır sevdalı.
Her günaydınlaşan umutta heyecan
ve her akşamlaşan yalnızlıkta
hüzün gibi birşey yaşıyoruz seninle
herşeye rağmen.

Sen uzaktaydın.
Farkında olmazlığın etkisiyle korundu bunca yıl
yeşeren filizlerin,
içimde titreyişin belki de.
Dönmekte midir bir depreme,
dönmeli midir yoksa ?

Yasemin kokusunu anlat diyorsun.
Anlatmakla olmaz be gülüm,
bunu sen de biliyorsun
ve uzaklara dalıp dalıp gelmiyorsun.

Sen yanımdasın.
Artık açıkca söylüyor
dudaklardan dökülen söz ve
gözlerden taşan yıldızlar belki de.
Yanmakta mıdır bir ateşe,
yanmalı mıdır yoksa ?

Şafak vaktim senle,
tan vaktim de öyle geçiyor.
Ne çare ki;
bende bu sonlu ömür,
bende sensiz bir ömür bitiyor.

Yasemin kokusunu anlat diyorsun.
Anlatmakla olmaz be gülüm,
bunu sen de biliyorsun.
Sevdalı boynunda asılı olmasa da
dalında taptaze
ve saf beyazlığı ve korkusuz ve korkutan kokusuyla
o sorduğun şey bekleyip duruyor.
Koklasana,
daha ne duruyorsun ?.....

Dr.Arif Ali Albayrak
13 Ağustos 04


0 SEN MİSİN ?
Doğar ya insan yaşamaya;
korkmadan,
bıkmadan yaşamalı renklerin en güzelini,
gözlerinden eser var diyerek.
Usanmadan dinlemeli şarkıların en dokunaklısını,
gizemli sesinden izler ümit ederek.
Bahar çiçekleri kıskanmalı
kokunu, gülüşünü,
en hoş söylediğin sözünü.
Ve sen hep gülmelisin,
sevdiğin ağlamalı sana hasret gecelerde.

Sever ya insan ağlamaya;
buğulu bir cama gölgesini veren papatya,
sevdalı uzak kıyılara hapsolmuş yalnızlığın
ve sen,
korktukça tutsak
ve ümit ettikçe özgür.

Garip bir rastlantı ertesi;
burukça bir heyecan,
o denli garipçe bir acı
düğümlenir ya insanın boğazına bazen;
hani su olur kalbine akar,
hani bir akşamüstü
gün bitiminde,
yorgun ve yalnızken,
yüreğinde yangın, gözlerinde hüzün,
her nasılsa
dudakların kenarında beliren bir içten gülüş olur.

Hani eski bir şarkıda;
o ses yükselir ya yavaş yavaş,
siler ya yorgun yüreğin yaşını,
çeker ya seni sessiz bir deniz kenarına,
yasaksız kıyılara.

Özlemlere çizik atılsa da,
hasret yüklense de duygulara,
mısralar saplansa da derinlere,
beklemeye değer bir ömür boyu
belki Eylül'e yeşerecek
bir ümit ışığı yükselirken gözlerinde
ve rüyalar gecelere mahpus değilken.

Hani yıllar
acımasızlığını sürdürüyor olsa bile;
"şairin dediği gibi"
bir kalbe birkaç sevda sığabilirken,
birisi hep yasaklı,
birisi hep suçlanıyor ya
öyle garip,
öyle hiç bilmedik,
öyle hiç yaşamadık…

O sen misin yoksa,
o sen misin ?….

Dr.Arif Ali Albayrak


BU KARAR SENİN
Yüreklerimizde umut,
yüreklerimizde sevda,
dudaklarımızda söylenmeye hazır
en güzel “söz”
bekler durur,
yitik giden arsız bir
zamana inat.

Unutulmuş bir diyarda;
acı, sevda, hüzün ve kavga
vurur damgasını duygulara
yaşama dair.
Bir hikaye böyle başlar.

Ve gözlerimizde kara sevdalar,
bir ateş topu gibi yaşam
etrafımızda.
Düşer sararan yapraklar dallardan,
düşer takvimlerden sararan yapraklar.

Ve geçer bunca zaman
yitik aşklara rağmen.
Geçer bunca zaman
ayışığı altında yaşanmamış sevdalarla,
oya gibi örülmüş kıyılarında
yalnızlığın.

Ve geçer bunca zaman
çalınmak istenen yarınlara doğru,
ürkek bakışlarımızla birlikte.

Şimdi zamanıdır
kurtarmak hapsedilen umutları
korkulu yalnızlıklara.
Zamanıdır şimdi
koklamak ayni çiçeği,
ayni gökyüzü altında.

Bırak seyretmeyi
ateşler içindeki zamanı çaresiz.
Ya sus karanlık gecelere doğru
Ya da vur yüreğini ateşlere korkuzuzca.
Bu karar senin.

Yazar seni tarih
her iki şekilde de.
Ya kendi dünyanda
“mutlu” bir korkak
ya da sevgi dünyasında
“yorgun” bir kahraman diye.

Bu karar senin......

Dr.Arif Ali Albayrak
18 Nisan 04


BU ACIYI
Hayat
kıpkırmızı bir acı oldu
umutlarımıza.
Umutlar ki;
bazen bir rüzgarla sürüklenen
uzaklara,
bazen bir korku ile sokulan
yüreklere.

Acı;
uçan kuşların sesinde bir çığlık,
ayrılan yollarda bir titrek ışık,
sevdalı yüreklerde hazin son
ve memleketimde
bir sonbahar.

Ben bu acıyı;
her damlayan gözyaşında
yüreğime gömdüm,
her yükselen kahkahada yaşadım
ve
her filizlenen çiçeğin
güneşe sevdasında gördüm.

Ve ben
bu acıyı;
elleri kirli,
yollarda nergiz satan çocukların
ağlamaklı yüzünde
gördüm.

Ve ben
bu acıyı;
her düşen yağmur damlasında,
bahara yeşerecek
çorak toprakların
kavruk sesinde
duydum.

Ve bu acıyı
umutla ördüm,
umutla ördüm
yarınlara......

Dr.Arif Ali Albayrak
09.11.98


AYNI SEFERDE
Bu;
bir garip yolculuk
bir garip sefer.
Kim gelmiş ,
kim gitmiş ,
nereye gitmiş ? bilinmez.

Kim sevmiş ,
kimi sevmiş ,
nasıl sevmiş ? hiç.

Yok, yok bu seferde
olmaz, olmaz.

Bu seferde;
sigara
yalnız gözlerini yakmak için değildir acımasızca,
yapayalnız kaldığın saatlerde.

Bir bardak şarap
terleyen sana hasretinden
seni söyler,
seni ister,
sana susar.

Alaca karanlık saatlerde
geceleyin,
sessiz bir anda ve yokluğunda
terli bedenlerden dökülen hasret.

Zaman mı var arada ?
yollar mı ,
yıllar mı daha acımasız ?

Bu seferde insan;
olmak ister
bir kuşun kanadında özgürlük,
çatlak toprağa inen su,
azgın dalgalar sevdalı kıyılarda,
mavi derinliklerde günışığı,
buğulu bir seste şiir,
gizem bir buğday tanesinde
ölümüne kavgaya inat,
sevdaya umut.

Her karanlığa gömülüşünde
ölgün ışısa da yıldızları,
tarihin gizemine tanık o masmavi gökkubbeye
baktıkça yine denir ki,
bir garip yolculuk bu,
bir garip sefer.

Bu seferde;
yağmur olmak ister insan,
süzülmek yanaklarından sevgilinin.

Bu seferde;
rüzgar olmak belki,
okşamak saçlarını doyasıya.

Bu seferde;
gözyaşı olmak,
akmaya dudaklarına hasret.
Aynı yolun yolcusu,
birlikte yürümeye.

Zaman mı var arada ?
yollar mı,
yıllar mı acımasızlığını sürdüren ?

Vakit çok geç olsa da
bu seferde;
bir "an" olmak ister insan,
unutulmaz bir anı misali
tek sen
yaşayasın diye…

Dr.Arif Ali Albayrak
10.12.01


BİR GÜNBATIMINDA
Bir günbatımında
varacağım kıyılarına,
taşıyarak bedenimde
sana tutsak günlerimi.

Özlem, inat, aşk
hep ellerimde
hep ellerimde olacak.

Dr.Arif Ali Albayrak
12 Aralık 04


     
Content copyright © www.Ari-Magazin.com
Diese Website wurde von ImerDesign gestaltet.
Copyright © 2000-2001 ImerDesign