|  Sabıkalı
[Sayı: 69 – MART / NİSAN / MAYIS 2008]
Temel, Dursun ve İdris fırtınalı bir havada yolunu kaybetmiş ve bir eve sığınmışlar...
Evin sahibi sabıkalı babalardan çıkmış...
İdris dayanamayıp evin ne kadar kötü koktuğunu söyleyince, kabadayı silahını çekip İdris’i vurmuş...
Sonra silahını Dursun’a doğrultmuş... Durumdan korkan Dursun evin mis gibi koktuğunu söyleyince,
“Yalan söylemeye utanmıyor musun” diye onu da vurmuş adam...
Temel’e de aynı soruyu sorunca,
“-Üzerinize afiyet nezleyim... Burnum hiç koku almıyor..
AGOP ile ELEN
Agop ile Eleni evlenmişler ve cicim ayları bittikten sonra Agop eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz, gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez olmuş.
Günlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;
-Bre Agoppp! Mutfağın penceresi bozuldu,
yaparsınnn ..?
Agop, gazeteyi yüzünden indirmiş, gayet sinirli bir şekilde;
-'Niye, ben pencereciii ...?'
Ertesi gün Eleni yine ilgi görmek ümidiyle,
-'Bre Agoppp, mutfakın musluğu bozuldu yaparsınnn ...?
-'Niye ben muslukciii...?'
Bir sonraki gün
-'Bre agoppp, tuvaletin sifonu bozuldu, yaparsıınn ...?
-'Niye ben pokcii...?
Ertesi gün eve gelen Agop bi bakar herşey tamir edilmiş !
-' Kuzum Eleni bunları sen yaptinn..?'
-' Yoo...'
-' Ee kim yaptı peki ?'
-'Bilirsin, kapıcı Abdurrezzak'ın bende gözi vardır, yaparsın? dedim,
O da dedi 'yaparım, ama bi şartla..'
Agop merak içinde sorar,
-'Neymiş ..?'
-'E, dedi bana, ya benimle yatarsın, yada bi pasta yaparsın !!!'
Agop rahatlar,
-'Peki kuzum, ne pastası yaptın?'
Eleni sinirlenir;
-'Niye ben pastaciii ...?
|