Ari Magazin
ARI MAGAYİN
2010-07-27 * Sayı 82
Ana sayfa
Politika
Eğitim & Meslek
Ş İ İ R L E R,   M İ Z A H

Dernekler
Kültür, Sanat
Augsburg
Münih Yabancılar    Meclisi
Basından Seçmeler

Spor
Müzik
Röportajlar
Duyurular
Dergah
Turizm
Hayatın içinden
Istanbul/Ankara

Gastronomi
Ne, Nerede ?
Finans, Emlak
Sağlık, Güzellik
Şiirler, Mizah
Burçlar
Okur yazıları

Bulmaca
E - Post
Künye
İrtibat
Reklam bölümü
Web Design
Linkler
login
Almanca

Köşe Yazarları

YazarlarProf. Dr. Faruk ŞEN
YazarlarCumali NAZ
YazarlarNihat ZUHURİ
YazarlarChristian UDE
YazarlarKonuk yazarlar


Mutluluk üzerine

[Sayı: 69 – MART / NİSAN / MAYIS 2008]

İnsan, hayatının her döneminde mutlaka mutluluk üzerine düşünüyor. Kendinize sorarsınız, romanlada, şiirlerde duyarsınız, ama net bir karara varamasınız „mutluluk nedir?“ ve karşınıza çıkan herkese sorarsınız; „Mutluluk nedir sence?" Herkesin yanıtı farklı olduğuna, ancak kimse tam bir tanımını yapamadığına kulaklarınızla şahit olursunuz. Ve tekrar tekrar üzerine düşünmeye, sorgulamaya devam edersiniz. Oysa ki, çok basit olan iki kavramın doğru olduğunu anlamanız yıllarınızı almıştır. Aradan bir kaç yıl geçmiştir, bir çok şey yaşanmışıtır, okundu, düşünüldü. sonuçta ise vardığınız nokta iki tür mutluluk olduğudur. Birinde hemen ve anında oluşan bir tatmin hissi varken diğeri daha uzun vadede sonuçlarını gösterir.

O vakit buyurun; “çaresiz misiniz, çare siz misiniz?”..
1) Yapmak istediğim bir şey var, o anda yaparsam beni inanılmaz bir şekilde -ya da inanılır- "mutlu edecek". İstiyorum ve yapıyorum. sonrasında başlayan süreçte ise bir pişmanlık ya da boşluk hissi oluyor genelde… gitgide düşüşe geçen ve sonunda mutsuzluğa sürüklendiğiniz bir mutluluk.

Neden sonuç ilişkisi: Gelsin rakılar şaraplar ve söylensin şarkılar “Artık sevmeyeceğim”, Bir Garip Yolcu, Yaz aşkı “ne kendimi, ne de seni ateşe atamam-lar“ daha nice nice şarkılar,, Son söyleyen Sezen Aksu olur hep Gün ağrınca kalkamaz birden O yattığı sert, kuru yerinden bir baş ağrısı ense kökünde. Acır kendine, başlar yeniden her kadehte bin isyan şahlanır. Bir isim bir aşk daha silinir yine gönlünden”

Ve geri dönüşler; daha çok mutluluklar, koklaşmalar, sevişmeler, mutluluk gözyaşları kelebek gibi uçmalar.. Sonra yine ayrılık; Rakilar şaraplar, şarkılar ve yine, ve yineler.

2) Yapmak istediğim şeye bakıp 5 sene sonra da -ya da 5 dakika ya da 5 gün...- bunu yaptığıma pişman olacak mıyım? diye sorduğumda yanit evetse o anda onu yapmamak mutluluk verebiliyordur.

Sonuç neden ilişkisi: Gitgide ve zamanla içimizde büyüyen bin pişmanlık; Hayatımızın geri kalan kısmını pişmanlığımızda yaşatığımız “öteki kadınlar veya öteki adamlarla” tamamlama umutsuzluğu. Umutsuzluklarin umuda dönmesini bekleme mutluluğu.. O kadar uzun yaşayacağımın garantisini kim verebilir ki bana?

Zamanın garantisi yoksa, neden umutsuzluklarin umuda dönüşmesinin peşinde koşayım ki? diye sormaz mı insan aklı?

Sorar elbette...
Oysa yapılmış olması gerekeni yapmak bile, o anda başlı başına bir mutluluk kaynağı –bize acı verse bile- -kelebek etkisi.. Yalnız kaldığımızda fısıldayan bir ses duyarız:

O sesizliğin ateş gibi yaktığı yerde uzanırız tutmak için bir o vardır ve o sensin..

24.02.2008 Pazar
Ferit Ulucanlar

Ps.Ferit Ulucanlar´ın diğer yazılarını okumak isterseniz,Aşağıdaki mail adreslerinden edine bilirsiniz.
ferit_ulucanlar@world-of-freedom.org
veya acar@hasmet.com



     
Content copyright © www.Ari-Magazin.com
Diese Website wurde von ImerDesign gestaltet.
Copyright © 2000-2001 ImerDesign