Ari Magazin
ARI MAGAYİN
2010-07-27 * Sayı 82
Ana sayfa
Politika
Eğitim & Meslek
Ş İ İ R L E R,   M İ Z A H

Dernekler
Kültür, Sanat
Augsburg
Münih Yabancılar    Meclisi
Basından Seçmeler

Spor
Müzik
Röportajlar
Duyurular
Dergah
Turizm
Hayatın içinden
Istanbul/Ankara

Gastronomi
Ne, Nerede ?
Finans, Emlak
Sağlık, Güzellik
Şiirler, Mizah
Burçlar
Okur yazıları

Bulmaca
E - Post
Künye
İrtibat
Reklam bölümü
Web Design
Linkler
login
Almanca

Köşe Yazarları

YazarlarProf. Dr. Faruk ŞEN
YazarlarCumali NAZ
YazarlarNihat ZUHURİ
YazarlarChristian UDE
YazarlarKonuk yazarlar


Vergi dairesi

Adamı, vergi dairesine çağırmışlar..
Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. Sormuş :
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?.
Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş :
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danıflmıfl..
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş :
- En yeni, en pahalı elbiseni giy..
Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. şöyle demiş :
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar..
O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir
elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar :
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

Bektaşi
Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?"
Bektafli yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - şunu öğrenmek istiyorum: şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş:
-Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş
"söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?"
Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış.

Temelle Maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş.
Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri:
"Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"

Çadırımızı Çalmışlar
Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çikarlar.Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Geçen yıl kavga ettikleri hippiler de orada olduklari için biraz keyifleri kaçar ama pek umursamazlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip bir şifle de şarabı devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir;
-"Ne oldu? Ne istisun?"
-"Temelcigim. Yukarıya bak ve bana ne gördügünü söyle."
Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir:
-"Ha punun içun mu uyandırdun benu?.
Paktum işte. Milyonlarca yilduz görirum...Işil işil parliyan milyonlarca yilduz..." Birol tekrar sorar:
-"Peki, bu sana neyi gösteriyor?"
Artik iyice uykusu kacan Temel biraz düşünür ve feylezofca cevap verir:
-"Teolojik olarak Allahun kudretinu ve kendu acizligimuzu corirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzlugunu ve onun karşisindaki onemsizliğimuzu corirum. Astironomik olarak galaksilerun, yilduzlarun, gezegenlerun varligini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun cok guzel olacaginu corirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun köru ve saatin 3 oldugunu, penu lüzumsuz yere uyandirduğunu coruyorum...niye sordun punu pana? Ha sana ney costerur?"
Birol cevaplar:
-"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar..."



     
Content copyright © www.Ari-Magazin.com
Diese Website wurde von ImerDesign gestaltet.
Copyright © 2000-2001 ImerDesign