Ari Magazin
ARI MAGAYİN
2010-07-27 * Sayı 82
Ana sayfa
Politika
Eğitim & Meslek
K Ö Ş E  Y A Z I L A R I

Dernekler
Kültür, Sanat
Augsburg
Münih Yabancılar    Meclisi
Basından Seçmeler

Spor
Müzik
Röportajlar
Duyurular
Dergah
Turizm
Hayatın içinden
Istanbul/Ankara

Gastronomi
Ne, Nerede ?
Finans, Emlak
Sağlık, Güzellik
Şiirler, Mizah
Burçlar
Okur yazıları

Bulmaca
E - Post
Künye
İrtibat
Reklam bölümü
Web Design
Linkler
login
Almanca

Köşe Yazarları

YazarlarProf. Dr. Faruk ŞEN
YazarlarCumali NAZ
YazarlarNihat ZUHURİ
YazarlarChristian UDE
YazarlarKonuk yazarlar

Christian UDE
Seçimlerden Sonra Münih


Münih 3 Mart’ta Belediye Başkanı’nı, Belediye Meclisi’ni ve tüm semtlerdeki Semt Heyetleri’ni seçti. Gelelim şimdiki zamana, bugüne, şimdi şubat sonu. Seçim sonuçlarını henüz bilmiyorum. Henüz bu konuda görüş yürütemem.
Tabii ki Münihli yurttaşlar tarafından yeniden seçilmek, yani altı yıl daha ilimizin sorunlarını meclis ile birlikte çözmek isterim. Eğer 3 Mart’ta yurttaşlar benim arzuladığım gibi karar verirlerse, önümüzdeki altı yılda tüm gücümü Münih için harcayacağıma söz verebilirim.
•Münih’in ekonomik olarak sürekli büyüyen ve en fazla iş olanağı sunan kent olarak kalması için,
•kentimizdeki sosyal barışın sürmesi ve özellikle yabancılarla Almanlar’ın barış içerisinde ortak yaşamlarının sürmesi için,
•Gelecekte de zengin kültür olanaklarının sürdürülebilmesi için ve
•İnsanların burada yüksek yaşam standartları içersinde, sağlıklı bir çevreye sahip olabilmeleri için söz verebilirim
Berlin’deki kırmızı-yeşil ortaklık Alman yurttaşlığına geçmeyi kolaylaştırdığı için ilk kez binlerce Türkiye kökenli seçmen olacak. Umarım seçme haklarını gerçekten de kullanırlar. Aynı şey Avrupa Birliği’nin diğer ülkelerinden geldikleri için seçme hakkına sahip Münihliler için de geçerli. Seçme hakkı, en azından ahlaki açıdan bir zorunluluktur.
Seçim zamanları dışında da şehir politikasında etkili olmanızı diliyorum. Alman pasaportu olmayan çoğunuz seçim zamanları dışında sorunlarınızı dinlemek zorundasınız. Lütfen bu fırsatı değerlendirin! Sizi temsil eden Yabancılar Meclisi’nin çalışmaları hakkında bilgi edinmeye çalışın. Onların çalışmalarına destek olun. Sorun ve arzularınızı aktarabilmek için yurttaş toplantılarına katılın! Medyanın sizi ciddiye almasını sağlamak ve fikrinizi beyan edebilmek için okuyucu mektupları yazın. Bu şehir sizin de şehrinizdir!

************ 36. SAYI ************

Belediye Başkanı‘nın Gözüyle Geçen Yıl Nasıl Bir Yıldı?
Son alışverışlerin stresinden kurtulup
rahatladığımızda ve bu tatil gunlerınde, geçen on ıki ayı gozümüzün. önünden geçirelim. Bu yılı bir kategoriye sokmakta zorlanacağız. Bu yıla damgasını vuran olaylar birbirleriyle o kadar çelişkili başarılar ve başarısızlıklar, sevinçler ve hüzünler ardı ardına birbirini izledi. Çelişkiler yılı. Bu özellikle büyük politika için geçerli. Bir yanda büyüyen Avrupa (bugünlerde ortak para birimi ile), bir yandan soğuk savaşın amansız düşmanlarının bugünkü uzun süreden beri ilk kez halklar arası diyaloğu sağlayan dostlukları. Diğer yandan, 11 Eylül’deki terör olayının bıraktığı izler. Bu bize ne kadar yara alabileceğimizi gösterdi, yeni çukurlar açtı ve ayrılıkları artırdı. Duvarların yıkılması ile gelen şiddetin sona erdiği rüyası bitti. Alman askerleri dünyanın uzak ülkelerindeki askeri harekatlarda görev alıyor. “Dünyada barış” deyimi artık sadece noellerde söylenen ve birçok kişi için acı gerçekler karşısında safça yaklaşım olarak görünmekten çıkarak ana sorun oldu. Zaman zaman eğlence toplumu olarak görünen toplum, artık korku dolu riziko toplumu halini aldı.
Bir yıl öncesine kadar güvende sandığımız olgular bugün tehlikede. Bu özellikle ekonomik gelişme için söz konusu. Bir yıl öncesine kadar burada “sipariş kayıtları dolu, vergi kaynakları da beklenilenden fazla akıyor” diye yazabilirdim. Bu birkaç ay öncesine kadar da mümkündü. Daha bu yaz birçok büyük..işletme daha fazla kalifiye işçi sağlamanın yollarını arıyordu. Ek personel için konut azlığı sorunu ve Hindistandan getirilecek bilgisayar uzmanlarının yeşil kart alması günün tartışma konuları idi. Şimdi aynı işletmelerde işyerlerinin azaltılması ve işten çıkarmalariartışılıyor. Uzak Doğu’daki ve Amerika’daki krizler ihracatı azalttı. Konjonktür’ü zayıflattı. işsizlerin sayısı tekrar artıyor. Konjonktür ve büyüyen bütçe açıkları nedeniyle ticari vergi geliri azaldı. Borçların ödendiği yıllardan sonra Belediye’de tekrar zorunlu tasarruf devri başladı.
Kim Münih’te kendi iyi durumunun nimetlerinin süreceğine inanıyorsa, bu kriz alametleri ile dersini alaçak. Kendimizi kanıtlamak için mücadele vermeliyiz. Büyük projeleri desteklemek ve ekonomiy[ canlandırmak iyidir.
- Yaz tatilinden önce büyük yerel konut inşa projesini karara bağlayan ve yerel katkıyı iki katına artıran Belediye Meclisi’ne teşekkür ederim.
- Yeni bir stadyum yapı konusudaki referandumda olur oyu vererek, yarısına yakınının özel kesimce finanse edileceği, alışılmış dışı bir konjonktür programını mümkün kılan yurttaşlarımıza teşekkür ederim.
- Büyük yatırımları için Münih’i tercih ederek yeni iş olanakları sağlayan tüm yatırımcılara teşekkür ederim.
Ozellikle kendi işinin sahibi veya çalışan olarak yeni fikirleri, enerjileri ve çalışkanlıkları ile şehrimizin ekonomik durumunun iyi olmasına katkıları olan yurttaşlarımıza da teşekkür ederim. Gönüllü çalışmaları ile Münih’te dayanışmanın önem kazanmasını, birbirine dirsek atılmamasını sağlayan yurttaşlarımıza teşekkür ederim. Eğer hepimiz ekonomik başarı, kültürel çeşitlilik, sosyal eşitlik ve ortak dayanışma konularında beraberce çalışırsak, önümüzdeki yıl uluslararası huzursuzluklara rağmen şehrimiz için iyi bir yıl olacak.
Mutlu yıllar!

************ 35. SAYI ************
MÜNİH’TEKİ STADYUM TARTIŞMASI
Münih, birkaç yıldan beri stadyum tartışmasıyla çalkalanıyor. Sevgili Türk hemşerilerim, sanırım sizler de, bu tartışmanın bu kadar uzamasına bir anlam veremiyorsunuz. Aranızda futbol taraftarı olanlar, belki de, bu konuda geçmişte elle tutulur bir ilerleme sağlanamadığına kızıyorlardır.

Peki bu gecikmenin nedeni nedir?

Münih, 1972 Olimpiyat oyunlarından bu yana, dünyaca ünlü bir çatının altında bulunan harikulade bir atletizm stadyumuna sahiptir. Bilirkişiler, bu stadyumun dünyanın en güzel stadyumları arasında bulunduğunu söylemektedirler. Ulaşımı ve otopark alanıyla ideal bir konuma sahiptir ve stadyum sakinlerini kesinlikle rahatsız etmemektedir.

Ancak ne yazık ki, bu stadyum modern bir futbol stadyumu değildir: Seyirciler, oyun sahasının oldukça uzağında oturmaktadırlar ve karşı tribünde ve kale arkalarında yağmura maruz kalmaktadırlar. Kapalı tribünde oturanlar bile rüzgardan olumsuz etkilenmektedirler.

Ortalama bir 1.lig takımına sahip bütün şehirlerde daha iyi stadyumlar inşa edilmiştir.
Rekor şampiyonluk sahibi FC Bayern’i ve TSV 1860‘ı bağrında taşıyan Münih’in bu konuda geriye düşmesine izin verilemez.

Bu nedenle daha iyi bir çözüm kaçınılmazdır.

Bavyera eyaleti başbakanı ve belediyede temsil edilen bütün partilerle birlikte, olimpiyat stadyumunun yeniden yapılandırılması için uzun yıllar mücadele ettim. Konum itibarıyla burası en iyi ve en ucuz yerdir.

Ancak ne yazık ki, imtiyaz haklarını elinde bulunduran mimarlarla ortak bir çözüm yolu bulunamadı. Bu nedenle, 2000 yılının Aralık ayından bu yana bütün planlar rafa kaldırıldı.

Şimdi futbolun kalesi Münih’te modern bir futbol stadyumu için tek bir yol kalmıştır, o da, şehrin kuzeyinde bulunan Fröttmaning semtindeki boş arazide yepyeni bir stadyum inşa etmektir. Diğer bütün alternatif mekanların uygun olmadığı ortaya çıkmıştır. Futbol kulüpleri bu sonuca, bizzat kendilerinin yaptığı araştırmalarla varmışlardır. Alternatif olarak ileri sürülen Üniversite Spor Merkezi de uygun değildir. Hukuksal ve politik açıdan bakıldığında, semt sakinlerinin karşı direnişini bastırmak mümkün değildir.

Bu nedenle Fröttmaning tek uygun yer olarak kalmaktadır. Şimdi önemli olan, bu projeyi olabildiğince hızlı bir tempoda sonuca ulaştırmaktır.

Türkçesi: Cumali Naz


************ 32. SAYI ************

1 MAYIS`ve sendikaların önemi

1 Mayıs günü, Münihli emekçiler kendi hakları ve çalışma hayatlarında sağlanması gereken iyileştirmeler için yürüdüler. Sevindirici olan, bu yürüyüşe çok sayıda Türk emekçisinin de katılmış olması. Bunların yanında, bu yürüyüşe seyirci kalıp, rahat bir gün geçirmek istemiş olan çok sayıda insan da mevcuttur. Bu insanların kafalarını en fazla kurcalayan soru, sendikalara gerçekten ihtiyaç duyulup duyulmadığı sorusudur. Özellikle kalifiye işçi, yardımcı işçi ve bakım personeli eksikliğinin en çok hissedildiği Münih'te sürekli sorulan bir sorudur bu.

Gerçekten de emekçiler açısından Münih iş piyasası en elverişli durumdadır. İşsizlik Mart ayı itibariyle %4'e inmiştir. Almanya'da böylesine iyi bir istihdam durumuna ve ekonomik gelişmeye sahip başka bir şehir yoktur. Bir kıyaslama yapmak gerekirse, çoğu zaman örnek şehir olarak gösterilen Berlin'de işsizlik oranı Münih'tekinin 4 katı daha fazladır.

Bu olumlu gelişmeye rağmen, sendikaların gerekli olduğu kanısındayım. Hiçkimse bu olumlu gelişmenin bütün branşlarda ve işyerlerinde böyle sürüp gideceğinin garantisini veremez. Yüksek teknoloji kenti olarak bilinen Münih'te de belirli sektörlerde krizler olabilir veya firma birleşimleri sonucu çoğu insan işini kaybedebilir

Bir firma iflasın eşiğine geldiğinde, kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında, yüksek sayıda işçi çıkarma kararı aldığında veya işçilerden birtakım haklarından vazgeçmeleri talep edildiğinde, sendikaların ne kadar önemli ve gerekli oldukları ortaya çıkmaktadır. Böylesi durumlarda bütün işçiler, sırtlarını dayayabilecekleri bir sendikanın ve güçlü bir işyeri temsilciliğinin ne anlama geldiğini kavramaya başlarlar.

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da 1 Mayıs yürüyüşünde belediye emekçilerinin dayanışma konuşmasını yaptım. Belediye olarak, sendikaların sosyal gelişme ve sosyal barışa çok değerli katkıları olduğunun bilincindeyiz.

Severek yapmayı istediğim şey, Türk emekçilerini ve belediyede çalışan Türk işçilerini kendi anadillerinde selamlamaktır. Ancak, Türkçe bilmediğim için selamlarımı bu köşede sizlere iletmek istiyorum.

Münih'te yaşayan bütün Türk emekçilerini sevgiyle selamlıyor ve onlara refah düzeyine katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Çeviri: Cumali NAZ


     
Content copyright © www.Ari-Magazin.com
Diese Website wurde von ImerDesign gestaltet.
Copyright © 2000-2001 ImerDesign